Faik Öztrak, gündeme dair konular hakkında çok tartışılacak iddialarda bulundu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme dair konular hakkında çok tartışılacak iddialarda bulundu. Sakarya Tank Palet Fabrikası’nın, peşkeş çekilerek verildiğini iddia eden Öztrak, ''ülkemizde 16 yıldır yaşanan “yandaşçılığın, adam kayırmacılığın, çürümenin ve hukuk tanımazlığın hikayesini oluşturuyor'' dedi...

Faik Öztrak, gündeme dair konular hakkında çok tartışılacak iddialarda bulundu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak'ın MYK gündemiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

SAKARYA TANK PALET FABRİKASI MEMLEKET VE MİLLET MESELESİ

Bugün MYK gündemimizde, yine tabi ekonomide yaşanan kriz, Sakarya’daki fabrikanın devriyle ilgili gelişmeler, ABD’nin sınırlarımızda kuracağını söylediği tampon bölgeyle ilgili müzakereler ve tabi seçime dair önümüzde yaklaşan seçime dair diğer değerlendirmeler vardı. Hafta sonu Sakarya’da TÜRK-İŞ’in önderliğinde işçilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız, Sakarya Tank Palet Fabrikası’nın, Katar ordusunun da ortak olduğu şirkete devrini protesto etmek için görkemli bir miting yaptılar. Bu meselenin sadece özelleştirme meselesi değil, aynı zamanda memleket ve millet meselesi olduğunu, işçilerimiz meydanlarda haykırdılar.
 

SARAYIN YERLİ YANDAŞLARINA VE ONUN KATARLI ORTAKLARINA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR

Artık ülkemizin en stratejik varlıkları da, ordumuzun malı, milli harp sanayimizin bel kemiği olan fabrikalarımız da, Sarayın yerli yandaşlarına ve onun Katarlı ortaklarına peşkeş çekiliyor. Bunun peşkeş olduğunu ben ezbere söylemiyorum. Geçtiğimiz hafta sosyal medyada önemli bir görüntü dolaştı. Sakarya Tank Palet Fabrikası’nın devredileceği şirketin sahibi aynı zamanda Erdoğan’a aşığım demesiyle de bilinen iş adamı, TMSF bünyesindeki ticari araç üreten şirketin, kendine Erdoğan tarafından nasıl verildiğini ballandırarak anlatıyordu. Hatırlatmakta yarar var. Bu şirket yandaş iş adamına devredilmeden önce Türkiye’nin en önemli kamyon ve ticari araç üreticilerindendi. Yine bu şirket aynı zamanda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “Kirpi” ismi verilen mayına dayanıklı zırhlı araçları da üretiyordu.
 

YANDAŞÇILIĞIN, ADAM KAYIRMACILIĞIN, ÇÜRÜMENİN VE HUKUK TANIMAZLIĞIN HİKAYESİ

Şirketin hisselerine 2013’te TMSF tarafından el konuldu. Erdoğan’ın TMSF’ye yakın ilgisini bilmeyen yoktur. İşte bu TMSF, söz konusu şirketi, kendi tabiriyle “eski sosyalist yeni Müslüman” yandaş iş adamına veriverdi. Peki nasıl? Yandaş iş adamdan dinleyelim… Erdoğan kendine aşkla bağlı bu iş adamına TMSF’nin elindeki şirketi vermeyi teklif ediyor. Bir de “Gücün yeter mi?” diye soruyor. Yandaş iş adamı “Siz ne emrederseniz yaparım” diyerek karşılık veriyor. Ama “elimdeki varidat buna yetmeyebilir” diye de eklemeyi ihmal etmiyor. Sonra da “Bu şirketi alırsam, arkamda güçlü bir fon ve finansman lazım” diyerek Erdoğan’a Katar devletini ve ordusunu adres olarak gösteriyor. Erdoğan’da Katar Emiri’ni telefonla arıyor. Katar ordusu bu şirkete yüzde 49,9 ile en büyük ortak ediliyor. Bu da yetmiyor, Erdoğan kendisine aşık iş adamının yanına, başka bir ortak daha koyuyor.
Yandaş iş adamının anlattığı bu hikaye, ülkemizde 16 yıldır yaşanan “yandaşçılığın, adam kayırmacılığın, çürümenin ve hukuk tanımazlığın” hikayesini oluşturuyor.
 

TMSF, SERMAYENİN EL DEĞİŞTİRME OPERASYONLARININ GÖBEĞİNDE

Kendi zenginini yaratmak için koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir çadır devletine dönüştürme çabasının hikâyesi bu aslında. Görevi aslında vatandaşlarımızın mevduatlarına sahip çıkmak, onları sigortalamak olan ve tek adam parti devleti rejimine geçilir geçilmez Cumhurbaşkanına bağlanan TMSF, ülkemizde sermayenin el değiştirme operasyonlarının tam da göbeğinde yer alıyor. Daha önce İstanbul’da kupon arazi trafiğine vesayet eden Cumhurbaşkanlığı makamında oturan AKP Genel Başkanı, TMSF bünyesindeki şirketleri yandaşlarına dağıtıyor. Yandaşların parası çıkışmayınca da küresel finans çevrelerinde veya yabancı ülkelerin yönetimindeki dost-ahbaplar aranıyor.
 

AKP GENEL BAŞKANI SERMAYENİN EL DEĞİŞTİRME TRAFİĞİNİ YÖNETİYOR

AKP Genel Başkanı varidatı yetersiz yandaşlarına verdiği şirketlere paralı ortaklar da buluyor. Ülkede sermayenin el değiştirme trafiğine el koyuyor. Hukuk devleti ayaklar altında. Ne anayasa, ne kanun dinleniyor. Dünyanın hangi ülkesinde Cumhurbaşkanları şirket alma verme işlerine karışır, bununla ilgili iş takipçiliği yapar?
 

ADRESE TESLİM İHALE SUÇTUR

Hukukun üstünlüğünün olduğu ülkelerde, devletin devraldığı kurum ve kuruluşların yeniden sahiplendirilmesinde, asgari rekabet şartlarına uyulur. Adrese teslim ihale ise suçtur. Şimdi sormak istiyorum; parası olan hangi iş adamı gelip de bu ülkede fabrika kurar? gençlerimize iş ve aş kapısı açar? Bu tür hukuksuzlukların olduğu ekonomiler etkin çalışmaz. Küresel alanda rekabet edemez. Hızlı büyüyemez. Hukukun olmadığı ekonomilerde iktidar yandaşlarını zengin ederken, vatandaşlarına iş-aş veremez, yurttaşlar yoksulluğa mahkûm olur.
 

CİDDİ BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNU

Ancak Sakarya Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesinde bu sorunlara ek olarak daha başka ciddi sorunlarda var. Burada ciddi bir milli güvenlik sorunu var. Silahlı kuvvetlerimize ait bu fabrika milli harp sanayimizin tüm bilgi birikimiyle bir başka ülkenin ordusunun emrine veriliyor. Bu kabul edebileceğimiz bir husus değildir. Bu konuyla ilgili olarak geçtiğimiz haftada söylemiştim, Grup Başkanvekillerimiz bu tür tesislerin özelleştirme kapsamından çıkarılmasıyla ilgili olarak bir kanun teklifini TBMM’de verdiler. Şimdi bakalım yerli ve milli olmakla övünen diğer partiler ne yapacak bunun karşısında.   
 

SAYIN GENEL BAŞKANIMIZIN SORULARINA YANIT GELMEDİ

Sayın Genel Başkanımız, geçtiğimiz hafta, Sakarya Tank Palet fabrikasının özelleştirilmesiyle ilgili 9 tane soru sormuştu. Bu sorulara bugüne kadar hiç bir yanıt gelmedi. Ben, bu soruları bir defa daha tekrarlamak istiyorum. Bu fabrikanın özelleştirmesi için Değer Tespit Komisyonu kurulmuş mudur? İhale komisyonu oluşturulmuş mudur? Bununla ilgili olarak bir ihale yapılmış mıdır? Yapıldıysa ne zaman, nerede, hangi usulle yapılmıştır? İhale yapıldıysa kimler bu ihaleye kimler teklif vermiştir, kaç şirket girmiştir? İhalede üretim ve satış garantisi, istihdamı koruma garantisi bunlar var mıdır? Özelleştirmeden sonra fabrikada çalışan askeri personelimize ne olacaktır? Askerimiz Katar şirketinin emrinde mi çalışacaktır? Katar ordusunun hissedar olduğu bu şirketin emrinde mi çalışacaktır? Katar’dan “hibe olarak alındığını” iddia ettiğiniz Uçan Saray ile bu fabrikanın özelleştirilmesi arasında herhangi bir bağ var mıdır? Ve eğer özelleştirme ihalesiz yapıldıysa, bu hangi kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılmıştır? 
 

BU, İHALEYE FESAT KARIŞTIRMADIR

Dahası, her gün yeni rezaletler ortaya çıkmaktadır. Sakarya’daki tank palet fabrikası özelleştirme kapsamına alınmadan, bu yandaş iş adamının şirketine, aylarca önceden, bu fabrikada üretim yeri tahsisi yapılmış mıdır, yapılmamış mıdır? Bu sorular cevapsız kaldığına göre öyle anlaşılıyor ki henüz daha ihaleye bile çıkılmamışken Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, bu fabrikanın kime verileceğini açıklamıştır. Daha özelleştirmede öngörülen yasal aşamalar yerine getirilmeden ve ihale süreci tamamlanmadan bir ihalenin kimde kalacağını açıklamak ihaleye fesat karıştırmaktır ve ciddi bir suçtur.
 

BU ÖZELLEŞTİRME TELEKOM GİBİ KÖTÜ KOKUYOR

Tıpkı Türk Telekom’da olduğu gibi bu özelleştirmeden de kötü kokular geliyor. CHP olarak TELEKOM ihalesinde çok söyledik.“Bizim derenin taşıyla, bizim derenin kuşunu vurduruyorsunuz dedik, böyle özelleştirme olmaz” diye defalarca uyardık. Sonuç ortada. Yaşananlar bizi haklı çıkardı. TÜRK TELEKOM özelleştirmesinde şirketin kârı Lübnanlılara ve onun gizli ortaklarına giderken; batık kredileri ve zararı ise Türk Bankalarının sırtında kaldı. Bu konudaki hakikatler elbette bir gün ortaya mutlaka çıkacaktır. Ancak şimdi TELEKOM’daki skandaldan daha ağırı, kanunların ve hukukun temel ilkeleri yok sayılarak, Tank Palet Fabrikası’nda tek adam parti devleti rejiminde yaşanıyor.
 

SAYIN BAHÇELİ İÇİNE SİNDİREBİLİYOR MU?

Tamamen yerli ve milli Tank Palet Fabrikamızın, Katar ordusunun en büyük ortağı olduğu şirkete devri, yerlilik ve milliliği dillerinden düşürmeyen Saray ve onun bekçisi için açık söylüyorum bir samimiyet testidir. Tabi burada Sayın Bahçeli’ye de şunu sormak istiyorum: Daha önce “Ben Türk olmaktan mutluluk duymam, üzülürüm” diyen, Atatürk’ün millet tanımından hiçbir şey anlamayan bu yandaş iş adamına ve Katar ordusunun ortak olduğu şirkete, milli harp sanayimizin en kritik fabrikalarından birinin verilmesini nasıl içinize sindirebiliyorsunuz?
 

MİLLETİMİZE SORUYORUZ: MEMNUN MUSUNUZ?

31 Mart yaklaşıyor. Milletimize sesleniyoruz. Aziz milletimiz; sen, tek adam parti devleti rejiminin neden olduğu mutfağını kasıp kavuran ekonomik krizle boğuşurken, Sarayın ve onun bekçiliğine soyunanlar kendi zenginlerini yaratmaya çalışıyorlar; milli harp sanayimizin en gözde fabrikalarını Katar veya başka bir ülkenin ordusuna peşkeş çekiyorlar; adına özelleştirme denen adrese teslim ihalelerle senin evladının işinin, aşının elinden alınmasına yol açıyorlar, yoksulluğunun artmasına yol açıyorlar. Sen bundan memnun musun? Değilsen, 31 Mart’ta sandık önüne gelecek. Bunu göster ki bu işlerden vazgeçsinler. Kendilerine bir çeki düzen versinler. Biz bu çok önemli konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin savunmasında önemli yeri olan bu fabrikanın Katar ordusuna peşkeş çekilmesine tüm gücümüzle engel olmaya çalışacağız.
 

AKP GENEL BAŞKANI TAMPON BÖLGE KONUSUNUN CİDDİYETİNİN FARKINDA DEĞİL

Ülkemizin güvenliğini yakından ilgilendiren bir diğer önemli konu; Güney sınırlarımızda kurulacağı söylenen tampon bölgedir. Bu son derece ciddi ve hassas bir konudur. Şu aşamada kurulacak bir güvenli veya tampon bölge Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve ülkemizin uzun dönemli çıkarlarına uygun mudur? Kurulacağı söylenen tampon veya güvenli bölgenin kontrolü kimde olacaktır? Böyle bir tampon bölge, Türkiye’nin hareket kabiliyetini artıracak mıdır yoksa daha da azaltacak mıdır? Bunun gibi, yanıtlanması gereken pek çok önemli soru bulunmaktadır. Ekonomimizi çökertmekle tehdit eden Trump, bu koridor meselesini görüşmek üzere, geçtiğimiz günlerde bir senatörünü Türkiye’ye göndermiştir. Erdoğan’ın Sarayı, Beyaz Saray’dan ulak olarak gönderilen bu senatöre, devlet başkanlarına uygulanan protokolü uygulamıştır. Bu senatör, Erdoğan ile 2,5 saat görüşmüş, yetmemiş Dışişleri, Milli savunma ve MİT Başkanları ile de ayrı ayrı toplantılar yapmıştır.
Tabi kapalı kapılar ardında ne konuşulduğunu bizim bilmemize imkan yoktur. Ancak bu tampon bölge meselesinin ABD tarafından oldukça ciddiye alındığı da ortadadır. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın ifadelerine baktığımızda ise durumun ciddiyetinin pek de farkında olmadığı anlaşılmaktadır. Tampon bölgeden anladığı Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın, Suriye’nin kuzeyinde TOKİ’nin 500’er metrekare bahçesi olan, ikişer katlı evler yapmasıdır. Bunun parasını ve lojistik desteğini de başta Amerika olmak üzere, koalisyon güçlerinden beklediğini ifade etmektedir.

Kamu Personeli

Sosyal medyada bizi takip edin. Kamu haberlerini ve gündemi birlikte yorumluyoruz..

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

instagram sayfamız için TIKLAYIN

Yasal Uyarı: KamuPersoneli.net özel haberleri için içeriğin bir bölümü yada tamamı izinsiz alıntılanıp başka mecralarda yayınlanamaz, yayınlayanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır. Ancak, kaynak olarak gösterilip KamuPersoneli.net anasayfasına veya haberin adresine aktif link kullanılarak içerikten alıntı yapılabilir.

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2019, 18:58
YORUM EKLE