Karamollaoğlu, sosyal medyada hızla yayılan '10 yıl önce' akımı üzerinden iktidarı eleştirdi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık olağan yaptığı basın açıklamasında, son günlerde sosyal medyada ‘10 years challenge’ yani ‘10 yıl önce’ anlamına gelen akım üzerinden iktidarı eleştirdi. 10 yıl geriye gittik diyen Karamollaoğlu yaptığı açıklamalarda, yerel seçimler seçimlere ve ekonomi gündemine dair başlıkları değerlendirdi.

Karamollaoğlu, sosyal medyada hızla yayılan '10 yıl önce' akımı üzerinden iktidarı eleştirdi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, olağan haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Genel merkez binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Temel Karamollaoğlu, yerel seçimler ve ekonomi başta olmak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fazıl Say buluşmasını ve dış politikaya yönelik değerlendirmelerde bulundu. 

SON 10 YILDA GERİYE GİTTİK  

Karamollaoğlu, son günlerde sosyal medyada ‘10 years challenge’ yani ‘10 yıl önce’ anlamına gelen akım üzerinden iktidarı eleştirdi. İktidarın ekonomide 10 yıllık karnesine dair kıyaslamalarda bulanan Karamollaoğlu, “2009 Türkiye’si ile 2019 Türkiye’sinin rakamlarına bakalım. 2009 yılında Türkiye’nin dış borcu 276 Milyar dolardı, 2019 yılında ise büyük gayretle 457 Milyar dolara çıkarıldı. Merkezi Borç 2009 yılında 442 milyar liraydı, 2019 yılında 1 trilyon 67 milyar lira oldu. Enflasyon 2009 yılında yüzde 11’iken 2019 yılında resmi rakamlara göre yüzde 20 oldu. Şu an çarşıya ve pazara çıktığımızda bu oranın yüzde 20 olmadığını görüyoruz. Hükümette telaşlandı. Suçluyu marketlerde buldu. Bu oranın yüzde 60 olduğunu dünya alem biliyor. Faiz 2009 yılında yüzde 9 iken 2019 yılında yüzde 24 oldu. Dolar kuru 2009 yılında 1.34 TL iken, 2019 yılında 5.33 TL oldu. Benzinin litresi 2009 yılında 3.2 lirayken, 2019 yılında 6.20 lira oldu.  Soğanın kilosu 2009 yılında 1 lirayken, 2019 yılında 5.5 lira oldu. Domatesin kilosu 2009 yılında 75 Kuruş iken 2019 yılında 6 lira oldu.  Görüldüğü üzere 10 yılda Türkiye ne yazık ki birçok bakımdan daha da geriye gitmiş durumda. Temennimiz 2029 Türkiye’sinin 2019 Türkiye’sinden daha müreffeh ve yaşanılabilir olmasıdır” dedi.  

ERDEMLİ BİR HAREKETTİR  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Piyanist Fazıl Say konserine gitmesini değerlendiren Karamollaoğlu, “Cumhurbaşkanı daha önce tasvip etmediği ve kınadığı birinin konserine gitti. Bence bu erdemli bir harekettir.  Cumhurbaşkanı herkesle bir araya gelmeli ve herkesin derdiyle dertlenmelidir. Ama bizim Cumhurbaşkanımız çok katı bir Ak Parti’lidir. Cumhurbaşkanı partisiz vasfını kaybedince Türkiye’de işler alak buluk oldu. Kimsenin Cumhurbaşkanına dert anlatması mümkün değil. Bu durum endişe verici bir durum kazandı. Bu durum kamplaşmaya neden oluyor. Cumhurbaşkanın bulunduğu makamın böyle bir adımı atması havanın biraz yumuşamasına sebep oldu.  Ülkenin normalleşmesi adına bu adımı biz atsaydık ‘hain damgasını’ yapıştırmada acele ederlerdi. Birbiriyle yarışırlardı. Bizi Erbakan Hoca’nın kemiklerin sızlatmakla suçluyorlar. Allah’tan korkun” diye konuştu.  

YALAKALAR GERÇEKLERİ SÖYLEYEMEZ  

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fazıl Say ziyaretinin ardından iktidar medyasının Cumhurbaşkanına övgüler yağdırdığını ifade eden Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Bunu bilsinler ki, Cumhurbaşkanına veya AK Parti’ye helal olan onlar başkalarına haram, onlara haram olan başkalarına helal değildir.  Yanlışlık doğruluk herkes açısından aynı şekilde mütalaa edilmelidir.  Bize karşı yapılan eleştirileri kardeşlik vazifesi olarak görmek lazım. Sadece dost acı söyler ama yalakalar gerçekleri sizin yüzünüze söylemez. Sizden menfaat bekleyen acı söylemez. Ülkenin sorunların çözeceksek çiftçe standarttan vazgeçmemiz gerekiyor.” 

İKTİDAR BU SEÇİMİ KAYBEDECEK  

Karamollaoğlu, seçime gidilirken iktidar mensuplarının yaptığı açıklamaların dehşet verici olduğunu belirterek, “İktidarı korku sardı. Bir iktidar milletvekilinin yaptığı açıklamayı size hatırlatmak istiyorum. ‘Kazanamazsak tüccarlar kaybedecek, başörtülüler caddelerde yürüyemeyecek, esnaflar huzurlu olmayacak, silahlı çeteler yine şehirde peydahlanacak, esnaf yine ikinci vergiye tabi olacak.’ Vay be, adama bak! İkinci verginin kendi dönemlerinde ortayı çıktığın unutmuş.  Bu, barış dediğiniz dönemde ortaya çıktı. Sizin döneminizde çıktı. Allah’tan korkun. Bur kadar pervasızlık, bu kadar milleti korkuya sevk ederek oy toplayamayacaksınız. İktidar bu seçimi kaybedecek.  Bakınız 1989’da ANAP yerel seçimleri kaybetti. Sonucunda kıyamet kopmadı. AK Parti korku ile seçmenini elinde tutmak istiyor.  Fakat korkunun ecele faydası yok, Türkiye yerel yönetimlerde bir değişime ihtiyaç duyuyor. Bunu kimse görmezden gelemez” şeklinde konuştu.  

KAZANMAK İÇİN SEÇİME GİDECEĞİZ  

Yerel seçimlere kısa bir süre kala seçim çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirten Karamollaoğlu, “Adaylarımızı peyder pey açıklıyoruz. Her seçim bölgesinde oy alabilecek, güvenilir, temiz, dürüst isimleri tespit ediyoruz. Bu sebeple de 27 Ocak Pazar Günü adaylarımızı milletimize tanıtacağız.  Seçim konseptimizi de duyuracağız. Konseptimiz başka partilerden de farklı olacak. Biz kazanmak için seçime gideceğiz.  1989 seçimde olduğu gibi bir adım atacağız” dedi.   

HERKESTEN DESTEK BEKLİYORUZ  

Karamollaoğlu, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bur gazetecinin “Ankara’da aday gösterecek misiniz?, Adıyaman’da sizin adayınızı birçok partinin destekleyeceği söyleniyor. Bu iddialara ne dersiniz?” sorusuna Karamollaoğlu: “Ankara’da aday göstereceğiz. Biz sadece Adıyaman için değil birçok ilde adayımızın desteklenmesini istiyoruz.  Herkesten destek bekliyoruz. Bu İstanbul, Ankara için de geçerli. Ahmet Faruk Ünsal daha önce Gaziantep milletvekilimizdi. Şimdi ise Adıyaman belediye başkan adayımız” dedi. 

ABDULLAH GÜL İÇİN BUNU SÖYLEYEMEM  

“Yerel seçimlerden sonra bir genel seçim bekleniyor. Sizde AK Parti’den ayrılanları sesiz olarak değerlendirdiniz. Son yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Karamollaoğlu, şu yanıtı verdi: “Türkiye’de maalesef bir korku imparatorlu var. Trenden her ineni hainlikle suçlamak doğru olmaz.  Bu gidişattan endişe duydukları için bazılarının AK Parti’den ayrıldığını biliyorum.  Bunun için diyorum ki kimseye korkuya kapılmasın. Herkeste bir endişe var. Ancak Abdullah Gül için de bunu söyleyemem. Seçim öncesi bir mutabakat sağlansaydı kendisi Cumhurbaşkanı adayı olacaktı. Artık AK Parti’nin Türkiye’nin sorunlarını çözemeyeceğini bilenlerin çıkıp söylemesi gerekiyor.”

Kamu Personeli

Sosyal medyada bizi takip edin. Kamu haberlerini ve gündemi birlikte yorumluyoruz..

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

instagram sayfamız için TIKLAYIN

Yasal Uyarı: KamuPersoneli.net özel haberleri için içeriğin bir bölümü yada tamamı izinsiz alıntılanıp başka mecralarda yayınlanamaz, yayınlayanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır. Ancak, kaynak olarak gösterilip KamuPersoneli.net anasayfasına veya haberin adresine aktif link kullanılarak içerikten alıntı yapılabilir.

YORUM EKLE