Kılıçdaroğlu, İslam dünyasına önemli mesajlar verdi

"1 Ocak 2019'dan itibaren o Ankara'daki beyler asgari ücreti ne yaparlar bilmiyorum ama bizim bütün belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak'' diyen Kemal Kılıçdaroğlu, İslam Dünyasına da önemli mesajlar verdi... Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada, "Eğer İslam barışsa, neden kavga ediyoruz. Neden İslam aleminde kan akıyor acaba, bunu acaba kendimize yeteri kadar soruyor muyuz'' dedi...

POLİTİKA 22.12.2018, 20:15 22.12.2018, 20:33
Kılıçdaroğlu, İslam dünyasına önemli mesajlar verdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erzurum Çat Belediyesince yaptırılan ve aralarında İslam Eserleri Müzesi'nin de bulunduğu 81 Eserin Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç'a hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.

Çat'ın 18 bin nüfuslu güzel bir ilçe olduğunu ve belediyecilikte her zaman örnek gösterdiğini ifade eden Genel Başkan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"1 Ocak 2019'dan itibaren o Ankara'daki beyler asgari ücreti ne yaparlar bilmiyorum ama bizim bütün belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak. Ankara'daki beyler paraya doymuyorlar, ben bunu gayet iyi biliyorum. Ayda 50 bin liranın üzerinde aylık alıyorlar yetmiyor. Ayrıca emekli aylığı alıyorlar o da yetmiyor. Uçağa, dolmuşa, yemeğe, mutfağa, okula, arabaya para vermiyorlar, aldıkları para yetmiyor yine maaşımıza zam yapın diyorlar. Ben de diyorum asgari ücret net CHP'li belediyelerin tamamında 2 bin 200 lira olacak. Allah nasip ederse aldığımız büyük kentler başta olmak üzere çok sayıda belediyeyi alacağız. O belediyelerde de asgari ücret 2 bin 200 lira olacak ama ocak ile mart arasındaki farkı daha sonra kazandığımız bütün belediyelerde işçilere aylık farkı olarak ayrıca ödeyeceğiz."


CHP lideri Kılıçdaroğlu, Hazreti Mevlana'nın varlık ve mana alemi diye iki alemin olduğuna dair sözünü hatırlatarak, yüreklerinde Hazreti Peygamberin verdiği barışı, huzuru ve kardeşliği yaşatmak zorunda olduklarını belirtti.


İslam'ın barışı temsil ettiğini aktaran Genel Başkan Kılıçdaroğlu, "Eğer İslam barışsa, neden kavga ediyoruz. Neden İslam aleminde kan akıyor acaba, bunu acaba kendimize yeteri kadar soruyor muyuz. Bakın örnek vereyim, Yemen'de şu an kan akıyor, İslam dünyasında. 5, 5 milyon çocuk kan içinde, ağlıyor. Bunların savaşın ortasındaki 5,5 milyon çocuk. Suriye'de 400 bin kişi öldürüldü, 6,5 milyon kişi Suriye'yi terk etti. Yüz binlerce çocuk ya annesiz kaldı ya babasız veya başka yerlere gitmek zorunda kaldı. Madem İslam Eserleri Müzesi'ni açıyoruz, bu müzede göreceksiniz, insanın değerini, İslam'ın değerini de burada göreceksiniz. O zaman İslam dünyasında neden kan akıyor, neden?" diye konuştu.


Zulme karşı durmanın herkesin ortak görevi olduğunu belirten CHP lideri Kılıçdaroğlu, zulme boyun eğilmeyeceğini ve zulme karşı sessiz kalınmayacağını bildirdi.
"Haksızlık karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır diyor inancımız." ifadesini kullanan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


"Zulmün karşısında sessiz kalmayacağız, kalmamalıyız. Eğer çocukların kanı akıyorsa o çocuklara sahip çıkmak bizim boynumuzun borcudur, o çocuklar masumdur. Savaşın ortasında çocuklar kalmamalı, İslam dünyasında kan akmamalı. İslam dünyasında barış ve huzur olmalı. Biz bunu söylediğimiz zaman çoğu zaman suçlandık. Ne derlerse desinler Çatlılara, Türkiye'ye sözüm var. Zulmün karşısında asla boyun eğmeyeceğim, haksızlık karşısında asla susmayacağım."


İslam dünyasının zengin olduğunu belirterek, robotlardan bahsedilen bir dönem yaşandığını ifade eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, "700 yıl önce robotik ağı kuran El Cezire'dir. Matematikte Sabit Bin Kurra ve Harezmi'yi, Astronomi'de Ali Kuşçu'yu, Coğrafya'da İbni Batuta'yı, Felsefe'de Farabi ve İbni Rüştü'yü unutmayalım. Bunlar bizim kültürümüzün birer parçasıdır ama biz kendi kültürümüze yabancılaştık. Bilime en büyük katkıyı yapan inanç aslında İslamiyettir." diye konuştu.


Aklın insana özgü bir kavram olduğunu anlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Diğer canlılarla insanı ayıran temel nokta insanların düşünmesi ve aklını kullanmasıdır. O zaman sormamız gerekiyor. Madem dinimiz bunu emretti, madem ki sevgili Peygamberimiz 'Alimin ölmesi alemin ölümü gibidir' diyorsa nasıl oluyor da İslam dünyası geri kalıyor. Nasıl oluyor da Orta Doğu'ya bir taraftan Rusya bir taraftan Amerika 'alın elinize silahları buyurun beyler birbirinizi öldürün, ben size silah satacağım' diyor ve biz nasıl oluyor da o kanlı savaşın bir ortağı konumuna geliyoruz? Adaletin olmadığı bir devlet ayakta durmaz, adaletin olmadığı bir toplum yaşayamaz. Adil ve eşitlikçi olacaksınız. 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' boşuna söylenmemiştir. Eğer komşum açsa, ben tok yatıyorsam, keyfime bakıyorsam benim Müslümanlığım tartışılır."


Belediye başkanlarından iki şey istediğini belirten CHP lideri Kılıçdaroğlu, bunlardan birincisinin başkanların seçildikleri andan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmemek olduğunu kaydetti.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, belediye başkanının kendisine oy veren ya da vermeyen herkesi kucaklaması gerektiğine vurgu yaparak, "Belde halkına ve herkese eşit hizmet edeceksin ama yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksın. Oraya daha fazla hizmet götüreceksin. Orada açlık ve yoksulluk olmamalı. Orada kimse dilenmemeli, insanın onurunu ve itibarını koruyacaksın. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. İnsanın onurunu koruyacaksın. Bizim savunduğumuz birinci kural budur." ifadesini kullandı.


İkinci kurallarının da belediye başkanının bütçeyi kul hakkı gözeterek kullanması gerektiği olduğunu aktaran Genel Başkan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


"Belediye başkanımızın kazandığı andan itibaren bir bütçesi olacak. Bu parayı kul hakkını gözeterek kullanmalıdır. Yani her kuruşun hesabını belde halkına vermesi lazım. Harama ve israfa karşıyız, güzellikten ve kul hakkından yanayız. Bizim kimliğimiz ve kişiliğimiz budur. Biz herkesin inancına saygı gösteririz. Çünkü herkes Allah'a karşı sorumludur, kula değil. Kula kulluk yapmak günahtır. Biz herkesin ayağının tozu oluruz. Çünkü biz halka hizmet etmeye söz verdik. Haram parada gözümüz yoktur."


Belediye başkanlarından da bunu beklediklerini bildiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Parayı yerinde ve millet için kullanırsanız, parayı yemez ve cebinize atmazsanız o zaman para her yerde yeter. Hizmet etmek için sınır yoktur. Belediye başkanı milletin parasını istediği gibi harcayamaz, onun hesabını vermek zorundadır. O nedenle biz deriz ki saraylardan yana değiliz, milletten yanayız. Milletin emrindeyiz, millet ne diyorsa ondan yanayız." diye konuştu.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasetçinin halka hizmet etmek için siyaset yapma görevi olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:


"Siyasetçinin görevi, malı götürmek ya da devleti soymak değildir. Ben size gelin CHP'ye oy verin demiyorum. Ben sizden sadece sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve öyle sandığa gidin istiyorum. Namuslu ve düzgün insanlardan yana oy kullanın, sizden bunu istiyorum. Bu ülke dünyanın en zengin ülkesidir. Maden, iklim, deniz, göller insan kaynakları açısından dünyanın en zengin ülkesiyiz ve nüfusumuzun yarısı genç. Peki nasıl oluyor da yoksulluk artıyor memlekette? Para desen para da var. Güzel bir memlekette yaşıyoruz ve memleketimizde birlikte yaşamak istiyoruz."
CHP Genel Bakanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasının ardından, Bakırköy Belediyesi bünyesinde öğrenci yetiştiren tezhip ve minyatür sanatçısı Sabriye Şeker hanımefendinin seçkin bir eserini (bir Esma-ül Hüsna çalışması) Çat Belediyesi İslam Eserleri Müzesinde sergilenmesi için Çat Belediye Başkanımıza teslim etti.

Yorumlar (0)