24 Aralık 2018 Pazartesi 19:51
Numan Kurtulmuş: Bütün dünya mazlumları adına öncülük ve sözcülük yapıyoruz
Kamu Personeli

Kurtulmuş, YediHilal'in Türkiye'deki bir büyük medeniyet iddiasının devamındaki halkalardan birisi olarak yer aldığını ifade etti. 

Önceki nesillerin büyük bir medeniyet kavgasını sürdürdüklerini dile getiren Kurtulmuş, çok büyük davaların kazanıldığını ve mesafelerin alındığını söyledi.

Bu yolda büyük bedeller ödendiğini ve zor günlerden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Belki daha nice zor günlerden bedeller ödeyerek, geçeceğiz. Dolayısıyla bu büyük mücadeleyi sadece bir derneğin adından ibaret görmemek lazım. YediHilal, 7 kıtayı, 4 denizi, dünyanın dört bir tarafını hatırlatan bir tabir. YediHilal, dünyanın dört bir tarafında hem ahlakıyla hem faziletiyle hem gaza meydanlarındaki cenk duygusuyla dünyaya nizam vermiş olan bir milletin aslında hulasası olan bir tabir. Yeni ayın ilk hilali, yukarıya doğru durur. Böylece yeryüzüyle gökyüzünü birleştiren, yeryüzünden Rabbi'ne ulaşan bir ifadeyi ortaya koyar. YediHilal bu anlamda ecdadımızın ayak izlerin takip edilmesidir. Bu ayak izlerinin daha sonraki nesillere aktarılmasıdır. Bu kutlu yürüyüş büyük bir başarıyla devam edecek, bizden ve sizden sonraki nesillere de çok daha güçlü bir şekilde aktarılacaktır." 

Kurtulmuş, Türkiye'de 18 yıl "Tanrı uludur" diye ezan okutturulduğunu, Rahmetli Adnan Menderes'in iktidara geldiğinin ertesindeki bir pazar gününün öğle namazında ezanın ilk Arapça aslına döndüğünü aktardı. 

Camilerden "Allahuekber" sesleri geldiğinde herkesin İstiklal Marşı dinler gibi hazır ola geçtiğini anlatan Kurtulmuş, "Bütün millet hüngür hüngür ağlayarak, ezanın sonuna kadar dinledi. Allah'a çok şükür nereden bugün nerelere geldik. Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nın külliyesinde resmi bir davette Kuran okunarak, toplantılar yapabiliyoruz. Bu büyük bir mesafedir, gelişmedir." dedi. 

Fazilet Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu sırada başörtülü Merve Kavakçı'nın 70-80 bin oyla milletvekili seçildiğini, parlamentoda "Dışarı, dışarı" diye tempo tutularak, yemin ettirilmediğini anlatan Kurtulmuş, "20 sene evvelki o günkü tablodan sonra bugün parlamentoda çok sayıda başörtülü milletvekili arkadaşımız var, bundan sonra da olacak, olmaya devam edecek Allah'ın izniyle. Sadece bizim partimizde değil, başka partilerde de başörtülü kardeşlerimiz var. Bu milletle ne varsa o olacak. Başörtülüsü de olacak, başı açık da olacak. Rahmet Necip Fazıl'ın tabiriyle, 'Allah' demenin bile yasak olduğu günlerden bugünlere geldik." değerlendirmesini yaptı. 

Kurtulmuş, tüm bu kazanımlara rağmen alınacak çok yol, kat edilecek mesafeler olduğunu belirtti. 

Türkiye'nin gençliğine düşenin sadece ülkelerinin işlerini halletmek olmadığını altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bizim en büyük gücümüz, millet varlığı olarak gördüğümüz varlığımızın Fas'tan Endonezya'ya, Orhun Abideleri'nden Mostar Köprüsü'ne, Balkanlar'dan Afrika'nın güneyine kadar inen gönül coğrafyamızdaki varlığımıza sahip çıkmaktır. Bugün dünyada yüksek perdeden söz söylemek, dünya mazlumlarının elinden tutmak, sadece Müslüman milletlerin değil, gayri adil dünya sisteminin zulmü altından inleyen bütün insanlara da söz söylemenin sırası Türkiye'ye gelmiş, sizlere gelmiştir. Onun için 'Dünya beşten büyüktür' derken sadece kuru bir sözü, boş bir iddiayı gündeme getirmiyoruz. Dünyadaki finansal sistem yeniden yapılansın derken kuru bir iddiayı gündeme getirmiyoruz. Bütün dünya mazlumları adına öncülük ve sözcülük yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Türkiye 780 bin kilometrekareden ibaret değildir. Türkiye, şu anda dünyanın dört bir tarafına uzanmış büyük bir medeniyet havzasının sözcüsü, dünyadaki mazlum milletlerin öncüsüdür. İnanın ki Türkiye'nin hakkaniyetle dile getirdiği bu sözler, sadece Müslümanlar tarafından takip edilmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler salonunda son yaptığı konuşmada, 'Dünya beşten büyüktür' derken, lütfen diğer ülkelerin temsilcilerinin yüz hatlarını inceleyin. Mazlum milletler, ister Müslüman olsun ister diğer dinlerden, sevinçle, gururla, umutla söylenen sözleri izliyorlar. Dünyayı yönettiğini iddia edenler ise o sözlerden ne kadar tedirgin olduklarını jestlerinden, mimiklerinden görüyorsunuz."

Hakkı, adaleti, insanlığı sadece Türkiye için değil, bütün insanlık için isteyecek bir noktada olunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'nin sadece Türkiye'den ibaret olmadığını ifade etti. 

YediHilal Derneği Genel Başkanı Mustafa Enesoğlu ise barışın ve selametin hakim olduğu ülkelerde toparlanmanın hızlı olduğunu gören Batı medeniyeti temsilcilerinin İslam coğrafyasını yeniden savaş ortamına sürüklediklerini belirterek, bu toparlanmanın merkez ülkesi Türkiye'nin güvenilir bir liman olduğunun altını çizdi.

Türkiye'deki siyasi başarının, gençlik, ilim, kültür, sanat, akademik ve eğitim alanında hakedilen ve yeterli görülen bir duruma gelemediğini ifade eden Enesoğlu, şunları kaydetti:

"Bu durumun farkında olan dert ve dava sahibi bir grup insanla YediHilal'in hikayesi başladı. En iyi bildiğimiz iş olan gençlik çalışmalarına, zor bir yola talip olarak yola çıktık. Heyecanımız ve samimiyetimiz en büyük sermayemizdi. YediHilal, yaklaşımı Müslümanlar'ın ana gövdesinden ayrılmadan birlikte hareket etmeye odaklı ve yol açan bir hareket oldu. Son dönemlerde siyasi ayrışmalara, Arap Baharı'na, Suriye ve Mısır'ın işgaline, 17-25 Aralık'a ve 15 Temmuz'a şahitlik ettik. Bunlarla mücadele etmek için istişarelerde bulunduk ve yolumuzu belirledik. Uluslararası operasyonlara maruz kaldığında siyasi iradenin yanında durduk. Devletsiz kalmanın ne demek olduğunu bildiğimiz için devletin önemini idrak ettik."

Konuşmaların ardından Enesoğlu günün anısına Kurtulmuş'a hediye takdim etti.

Program sonunda Enesoğlu görevini seçilen yeni başkan Abdullah Salim Sarıyıldız'a devretti.

KamuPersoneli.net

Not: Aktif kaynak linki kullanarak haberlerimizden alıntı yapabilirsiniz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.