Seyit Torun: Türkiye, iktidarın ekonomi yönetiminin faturasını ödemekten bunaldı

CHP, MYK ve Parti Meclisi toplantısı sonrası CHP 68 il belediye başkan adaylarını açıklayan Seyit Torun, Ekonomi gündem başlıklarını değerlendirdi. Torun, ''Türkiye iktidarın bilgisiz ve beceriksiz ekonomi yönetiminin faturasını ödemekten bunaldı'' dedi.

POLİTİKA 18.12.2018, 20:46 18.12.2018, 20:55
Seyit Torun: Türkiye, iktidarın ekonomi yönetiminin faturasını ödemekten bunaldı

CHP YEREL YÖNETİM POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SEYİT TORUN’UN PARTİ MECLİSİ TOPLANTISI SONRASINDA YAPTIĞI AÇIKLAMA

Bugün gerçekleştirdiğimiz MYK ve Parti Meclisi toplantılarımızın ardından 68 çok değerli belediye başkan adayımızı açıklıyoruz.

İstanbul, Ankara, Adana ve Antalya Büyükşehir adaylarımızı belirledik.
İstanbul: Ekrem İmamoğlu
Ankara: Mansur Yavaş
Adana: Zeydan Karalar
Antalya: Muhittin Böcek
Bunun yanında 4 de ilimiz var.  
Ağrı: Ahmet Meriç
Bolu: Tanju Özcan
Niğde: Rasim Yılmaz
Sivas: Ali Akyıldız
Yine Kocaeli İzmit’e milletvekilimiz Fatma Kaplan Hürriyet’i aday gösterdik.
Çok değerli adaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyor, sürecin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. 
 

TÜRKİYE’MİZİN HUZURU KAÇIYOR

Halkımız iktidarın toplumu kutuplaştırmasından bezdi. İnançları, mezhepleri, kültürleri birbirine düşman etmekten beslenen, intikamcı politikalarının yükünü taşımaktan bezdi.
Millet, AKP'nin insanları komşusuna, okul arkadaşına, iş arkadaşına karşı kışkırtan dilinden yoruldu.
 

TÜRKİYE YOKSULLAŞIYOR

Türkiye iktidarın bilgisiz ve beceriksiz ekonomi yönetiminin faturasını ödemekten bunaldı.
AKP doların iniş çıkışlarından, faizlerden söz ederken, millet evine ekmek götürememekten, çocuğunu kalitesiz eğitime teslim etmekten, işsiz kalmaktan söz ediyor.
Doların inişi çıkışı, faizlerin oranları AKP'lilerin ve ailelerinin zenginliğini azaltıp çoğaltıyor olabilir.
Ama ekonomik kriz yoksullar için açlık demek, çalışanlar için işsizlik, yoksulluk demek.
Herkes İstanbul, Ankara ve büyükşehirlerde adayımızın kim olacağını merak ediyor.
Ancak bizim için isimden daha önemli bir gerçek vardı:
Çünkü İstanbul da diğer kentlerimiz de saraydan atanmış bir memur değil, kendi seçeceği başkanını arıyordu.
Yani asıl önemli olan İstanbulluların, Ankaralıların, Adanalıların, Antalyalıların ne istediği.
Birileri her şey kendilerinin istediği gibi olsun istiyor ama bizim önceliğimiz kendimiz değil kentimiz!
-Kentliler eskimiş, köhnemiş belediye yönetimlerini terk etmek istiyor
-Kentliler atanmış belediye müdürü istemiyor. Seçtiği başkanın kendi rızası sorulmadan görevden alınmasını kabul etmiyor. Kentliler belediye başkanını seçmek ve kendi ne zaman isterse o zaman göndermek istiyor.
-Kentliler seçtiği Başkanın kendisine karşı sorumlu olmasını istiyor. Kentliler Erdoğan gel deyince gelen, git deyince giden birini istemiyor.
-Kentliler sadece başkanın değil, belediyecilik anlayışının da değişmesini istiyor. Kentliler kentleriyle ilgili kararların kendisine sorulmadan alınmasını reddediyor.
-Kentliler sokaklarında hafriyat kamyonlarının cirit attığı, çocuklarını, yaşlılarını ezdiği, yandaş müteahhitler dışında kimsenin kazanmadığı işleri artık yutmuyor.
 

KENTLERİMİZ TARİHİNE, KÜLTÜRÜNE İHANET EDEN YÖNETİMLERİ REDDEDİYOR

Kimse kentlerin tarihini, kültürünü, mirasını yıkan, yok eden bir belediyecilik istemiyor.
Herkes kadınların, çocukların, yaşlıların, engellilerin şehre güven içinde erişebildiği bir hayat istiyor
Örneğin; AKP'nin İstanbul'unda kadınlar sokaklarda, otobüslerde güven içinde hissetmiyor. 
6 yaşında çocuklar sabahın kör karanlığında trafik cehenneminde gözünden uyku akarak saatlerce yolculuk yapıyor.
Yaşlılar, engelliler megapollerin vahşileşen hızında sokaklara çıkamıyor, hayata katılamıyor.

Büyükşehirlerde herkes birazcık nefes almak, sosyalleşmek, iyi vakit geçirmek için CHP’li belediyelerin yönettiği yerlere geliyor.
Çünkü kentlerimizin bostanları, bahçeleri, yeşil alanları, insanların onlarca yıldır yaşadığı mahalleleri yandaş iş adamlarına peşkeş çekiliyor, sokak hayvanları şehrin uzak kırsallarında açlığa, ölüme terk ediliyor.
 

KENTLİLER SAĞLIKLI, GÜVENLİ, EKONOMİK ŞARTLARINA YETİŞEBİLDİĞİ BİR HAYAT İSTİYOR

Kentliler okuluna, hastanesine güven içinde ve ekonomik olarak gidebildiği bir şehir istiyor.
Tüm kentliler ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilecek çözümler istiyor.
 

HUZUR VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAKLARI BİR KENT İSTİYOR

Örneğin; İstanbul'da; Türkiye'nin ve dünyanın her yerinden, her dinden, her mezhepten, her kimlikten insanlar bir arada yaşıyor.
AKP İstanbulluları birbirine düşman etmek istiyor. Oysa İstanbullular komşuları ile düşman olmak istemiyor. Onlarla şehrinde, mahallesinde, sokağında, apartmanında, evinde barış içinde, dostlukla, huzur içinde yaşamak istiyor.
 

KISACASI İSTANBULLULAR DA HERKES GİBİ HUZURLU BİR HAYAT İSTİYOR

Çünkü herkesin derdi aynı. Kentler, kendisinden başka hiçbir şey düşünmeyen yönetimlerden bunaldı, sıkıldı, bezdi.
İnşaatlarınızın eziyetinden, ihtiraslı projelerinizin insanların hayatını hiçe saymasından, insanları birbirine düşman etmeye çalışmanızdan, her geçen gün hayatı daha pahalı hale getiren politikalarınızdan yoruldu.
Türkiye AKP’den yoruldu.
 

CHP KENTLERİN KADERİNİ İKİ DUDAK ARASINA ALMANIN DEĞİL, HUZURUNU TESİS ETMEYE ADAY

Biz kentlerimize memur atamıyoruz.
Biz, başından beri ne İstanbul için ne diğer şehirler için sadece aday aramıyoruz. Biz hem İstanbul'a hem Türkiye'ye kaybettiği huzuru getirecek, artık sürdürülemez hale gelen yoksulluğu giderecek, yok ettiğiniz demokrasiyi kuracak bir kadroyu kuruyoruz.
Çünkü hem Türkiye, hem İstanbul bizden huzurlu, sağlıklı, demokratik ve kendilerini yoksullaştırmayacak şehirler istiyor. Türkiye biliyor ve görüyor ki biz bunu Eskişehir'de yaptık. İzmir'de yaptık. Kadıköy'de, Çankaya'da, Seyhan’da, Konyaaltı’nda, Muratpaşa’da, Nilüfer’de ve tek tek sayamayacağımız kadar çok yerde yaptık.  
Dünyanın bütün bağımsız belediye endekslerine, araştırmalarına bakın. Türkiye'nin en yaşanabilir, refahı en yüksek, hayatın en kaliteli ve en ucuz olduğu şehirler CHP'nin yönettiği şehirler.
CHP’li belediyelerde yılbaşından itibaren asgari ücret 2200 lira olacak ve 31 Marttan sonra CHP’li olacak belediyelerde de bu uygulamayı sürdüreceğiz. Hiç kimse işindne ve aşından olmayacak bizim belediyelerde.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler en çok bizim şehirlerimizde mutlu hayatlar sürüyorlar.
CHP'li yerel yöneticiler Türkiye'nin en iyileri olduklarını en itibarlı uluslararası zeminlerde kanıtladılar. Aynı araştırmalara AKP'li şehirler de konu oldu. Aynı yarışmalara AKP'li belediyeler de başvurdu. Ama hepsinde sınıfta kaldılar.
AKP bağa, bahçeye, bostana bina diker. Biz mutlu hayatlar kurarız. Buraları gençlere, çocuklara, yaşlılara, kadınlara açarız.
Bu yüzden tüm adaylarımız kutuplaştıran değil birleştiren, sorunları derinleştiren değil çözen isimler.
Bizim adaylarımız atanmış değil, heyecanı, dinamizmi, tecrübesi ve liyakatiyle adaylığı hak etmiş isimler...
Tüm adaylarımızın bölgelerine ve kendilerine göre farklı farklı meziyetleri var ama ortak noktaları aynı:
O da kendilerinin değil kentlilerin derdine derman olmaya gelmeleri.
Derman Belediyeciliği yapmak için gelmeleri.
Yani Lale Devri bitti, kır çiçeklerinin devri başlıyor.
Allah’ın izni ve halkımızın takdiriyle geliyoruz.
Az kaldı Türkiye’m, az daha sabır
Önümüz Mart. Martın sonu bahar!
Tüm adaylarımıza tekrar başarılar diliyorum. Süreç ülkemize hayırlı olsun.  
Evet, değerli arkadaşlar soruları olan varsa soruları alalım.
Soru- Seyit bey, Ankara adayınız Mansur Yavaş’ın Cumhuriyet Halk Partisine üye kaydı gerçekleşti mi bugünkü MYK’da böyle bir hamlenin olacağı söyleniyordu gerçekleşti mi acaba? Birde Sayın Genel Başkanla bir görüşme öngörülüyor mu bugün akşam ya da yarın?
 

Seyit TORUN- Tabi kendileri takdir ederler. Ama üyeliği konusunda her an gerçekleşir. Tabi Sayın Genel Başkan ve Sayın Mansur Yavaş’ın diyaloğuyla gerçekleşebilir her an.
Soru- Bugün açıklanmasını beklediğimiz iller arasında Mersin ve Bursa’da vardı bu iller ne zaman açıklanacak ve aynı zamanda halihazırda elinizde bulunan üç büyükşehirden birisi olan İzmir’in adayını ne zaman göreceğiz? Haftaya da bir PM toplantısı olacak mı, burada görmek mümkün mü?
 

Seyit TORUN- Önümüzdeki hafta olabilir tabi henüz kararı alınmadı ama biz Mersin’i de, Bursa’yı da, İzmir’i de en kısa sürede açıklayacağız ama Mersin’i ve Bursa’yı daha kısa sürede açıklayabiliriz. İzmir belki daha sonraya kalabilir. Şuanda süratle adaylaşma noktasında çalışmalarımız devam ediyor, çok titiz bir çalışma sürdürüyoruz. Ama yılbaşına kadarda belki bir Parti Meclisi gerçekleşebilir. Henüz kesin değil.
Başka yok herhalde arkadaşlar çok teşekkür ederim. 

Yorumlar (0)