YSK Üyelerinin Karşıt Oylarının Gerekçeleri Açıklandı!

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) iptal kararına katılmayan üyeler, sandık kurulu başkanı ve üyenin kamu görevlisi olmamasının, tek başına seçimin iptalini gerektirmediği görüşünü paylaştı...

POLİTİKA 22.05.2019, 22:42
YSK Üyelerinin Karşıt Oylarının Gerekçeleri Açıklandı!

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin karara katılmayan üyelerin karşı oy gerekçelerinde, sandık kurulu başkanı ve üyenin kamu görevlisi olmamasının, tek başına seçimin iptalini gerektirmediği görüşüne yer verildi.

YSK'nin "iptal" yönündeki çoğunluk görüşüne katılmayan Başkan Sadi Güven ve 3 üyenin karşı oy gerekçeleri ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal kararı 250 sayfayı buldu.

Üye Cengiz Topaktaş karşı oy gerekçesinde, itiraz nedeniyle yapılan araştırmada, seçim sonuçlarının bir parti lehine değiştirilmesi için örgütlü bir şekilde hareket edildiğinin tespit edilemediğini belirtti.

Sandık kurullarının oluşturulması sırasında yapılmaması gereken ancak zamanzaman ve değişik tarihlerdeki seçimlerde de yapılan ihlallerin yapıldığını ifade eden Topaktaş, YSK'nin değişik zamanlardaki kararlarına atıf yaptı.

Topaktaş karşı oy gerekçesinde şu görüşlere yer verdi:

"Sandık kurulunun bir asıl ve bir yedek üyesinin kamu görevlilerinden belirlenmesinin zorunlu olduğu ancak 298 sayılı kanunun 23/son maddesi gereğince eksik üyeliklerin sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayanlardan doldurulması hususları gözetildiğinde, sandık başkanı ve üyelerin kamu görevlilerinden alınmaması başlı başına ve mutlak bir iptal nedeni olmayacaktır.

Oyların yeniden sayımı sonucunda da her zaman yapılabilen maddi ve olağanhataların dışında bir hataya rastlanmamış ve maddi hatalar ile geçerli sayılması gerekirken geçersiz sayılan oylar nedeniyle yapılan sayım hataları düzeltilmiştir. Yeniden sayım ilçe seçim kurullarının nezaretinde yapılmış olup oy pusulaları bir kez daha elden geçirilmiştir. Sandık kurullarınca sandık başlarında yapılan sayım sonuçları ilçe seçim kurullarınca yapılan yeniden sayımlar sonucunda bir kez daha meşruiyet kazanmıştır. İki kez yapılan sayım sonuçlarının tanınmaması ve sırf sandık kurulunun oluşumundan hareket edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline karar verilmesi kabul edilemez bir durumdur."

YSK'nin, "mühürsüz oyların geçerli sayılmasına" ilişkin kararına da atıf yapan Topaktaş, Kurulun "bu kararda mühürsüz oy pusulalarının ve mühürsüz zarfların geçerli sayılması gerektiğini" söylediğini, şimdi ise oy sayım ve döküm işlemlerini yok sayarak seçimin iptali ve yenilenmesi kararı ile seçmenlerin iradesini yok saydığını vurguladı.

Topaktaş, "Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve sandık kurulunun nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler anayasa gereğince kendilerine tanınan seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Sandık kurulunun oluşumunda bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere yüklenemez." değerlendirmesini yaptı.

Üye Kürşat Hamurcu'nun karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşüne katılmayan başka bir üye Kürşat Hamurcu da sandık kurulu başkanının ve üyenin kamu görevlisi olmamasının, tek başına seçimin iptalini gerektirmediğine işaret etti.

Sandık kurullarında görev almaları mümkün bulunmayan kimselere görev verilmiş olması nedenine dayanılarak bir seçimin iptal edilebilmesi için kanuna aykırı bu davranışın seçim sonuçlarına etki yaptığının mutlaka açık ve net olarak ortaya konulmasının şart olduğunu ifade eden Hamurcu, şu görüşleri paylaştı:

"İtiraz dilekçelerinde bu yolda bir gerekçe olmadığı gibi bu hususun seçim sonuçlarına nasıl etki yaptığı da açık, net, somut belge ve kanıtlarla ortaya konulmamıştır.

Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanının, parti temsilcisi olan beş sandık kurulu üyesinin bilgisi ve onayı dışında hangi eylem ve işlemiyle, seçimin dürüstlüğü ve objektifliğine müdahale ettiğine ilişkin somut iddia ve itiraz bulunmamaktadır. Tahmini ve farazi gerekçelerle, seçmen iradesi yok sayılarak salt sandık kurulu başkanın kamu görevlisi olmaması nedeniyle seçimin iptaline karar verilmesinde hukuki uyarlık bulunmamaktadır."

Hamurcu, sandık başında seçimi siyasi partilerin yaptığının kabul edildiğini, oy verme işlemleri, oyların sayımı ve dökümü, buna ilişkin tutanakların tanziminin, beşi siyasi parti temsilcisi olan yedi kişilik sandık kurulu tarafından birlikte gerçekleştirildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Özgür iradesi ile seçme hakkını kullanan seçmenden, sandık kurulu başkanı ve üyelerini denetleme görevi beklenemez. Bu sorumluluk seçimi yöneten idarelere aittir. Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması, seçmene yüklenecek bir kusur değildir.

Bu nedenle, bu sandıklarda oy kullanan seçmenin oyunu geçersiz kabul ederek iradesinin yok sayılması, anayasa, uluslararası sözleşmeler ve seçim mevzuatı ile güvence altına alınan en temel yurttaşlık haklarından olan seçme hakkının özüne müdahale anlamı taşır."

Üye Yunus Aykın'ın karşı oy gerekçesi

Çoğunluk görüşüne katılmayan Üye Yunus Aykın, kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının görev yaptığı sandıklarda kullanılan oyların geçersiz sayılması ve bu nedenle geçersiz sayılan oyların toplamının seçim sonucuna tesir etmesi durumunda seçimin iptal edilebilmesi için kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının her birinin, oy verme gününde yaptıkları işlemlerde yanlı davrandıkları, seçmenin iradesine etki ettikleri, kanun ve genelge hükümlerine aykırı işlem yaptıkları, gizli oy açık sayım ilkesine uymayan tutum ve davranışlar sergilediklerinin somut delil ve gerekçelerle kanıtlanması gerektiğine değindi.

Olağanüstü itiraz dilekçesinde, kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanları hakkında seçim kurullarına itiraz edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı gibi, itiraz dilekçesinde de sandık numarası ve isim belirtilmek suretiyle somut bir olayın mahiyetinden bahsedilmediğini ifade eden Aykın, "Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının oy verme günü yaptıkları işlemlerde ve aldıkları tedbirlerde 298 sayılı kanuna ve Yüksek Seçim Kurulunca hazırlanan genelgelere aykırı davrandıkları, şüpheli tutum ve davranış sergilediklerine ilişkin delil ve gerekçe gösterilmediğinden, kesinleşmiş sandık kurulu oluşumuna dayalı olarak yapılan itirazın reddi gerekmektedir." görüşünü savundu.

Aykın, YSK'nin geçmiş seçimlerde benzer sebeplerle yapılan itirazlar üzerine verdiği kararlarda benzer gerekçelerle seçimlerin iptali talebini reddettiğini hatırlattı.

Kısıtlı seçmenlerin oy kullandığı tespitine de katılmayan Yunus Aykın, İstanbul'un toplam seçmen sayısının 10 milyon 560 bin 963 olduğu göz önüne alındığında 601 kısıtlı seçmenin oy kullanmış olmasının seçimin iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığına dikkati çekti.

Yorumlar (0)