Gıda Mühendisi ve Akademisyen Bülent Şık'a 1 yıl 3 ay hapis cezası

Sağlık Bakanlığı'nın kanserojen kimyasalları tespit etmeyi amaçlayan projesine ilişkin gizlediği bulguları açıkladığı için yargılanan gıda mühendisi Bülent Şık hakkında 'Yasaklanan gizli bilgileri açıklama', 'yasaklanan gizli bilgileri temin etme' ve 'göreve ilişkin sırrı açıklama' suçlamalarıyla açılan davanın üçüncü duruşması bugün Çağlayan’da görüldü. Akademisyen Bülent Şık, "göreve ilişkin bilgilerin açıklanması" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına  çarptırıldı.

SAĞLIK 26.09.2019, 17:45 26.09.2019, 17:56
Gıda Mühendisi ve Akademisyen Bülent Şık'a 1 yıl 3 ay hapis cezası

Sağlık Bakanlığının kanserojen kimyasalları tespit etmeyi amaçlayan projesine ilişkin bulguları açıkladığı gerekçesiyle yargılanan akademisyen Şık, "göreve ilişkin bilgilerin açıklanması" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına  çarptırıldı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Bülent Şık katıldı. Sanığı 9 avukatın temsil ettiği duruşmada, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da izleyici olarak yer aldı.     

Son savunmasını yapan Bülent Şık, çevrenin halk sağlığı açısından önemli bir yer tuttuğu, çeşitli hastalıklarla yaşanılan çevre arasında sıkı bağlantı olduğu ve toksik kimyasal maddelerin insanlarda sağlık sorunlarına yol açtığı bilgisini vererek, "Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen araştırma çalışmasında hormonal ve nöral sistem üzerinde bozucu etkiler gösteren çok sayıda toksik kimyasal madde çalışılmıştır ve bu nedenle de araştırma sonuçları çocuk sağlığını birebir ilgilendirmektedir." dedi.     

İnsan sağlığını hiçe sayan şirketler ve görevini yapmayan kamu kurumlarının, kirliliğin ve insanların uğradığı sağlık zararlarının failleri olduğunu öne süren Şık, "Ancak bu konularda ilgili kamu kurumlarından bir bilgi almak olanaksız. Kamu kurumlarının kendini kamuya karşı sorumlu hissetmediği bir dönemde yaşadığımızı düşünüyorum. Bilinmelidir ki ülkemize çeşitli toksik kimyasalları barındıran plastik çöpüyle birlikte kanser de ithal ediliyor. Ama yurttaşlar bu sorunları bilmiyor. Medya ve akademik kurumlar bu sorunlar hakkında bilgilendirme, kamuyu uyarma görevini yerine getirmiyor." ifadelerini kullandı.     

Bir bilim adamı olarak bu konuda yürütülen çalışmalara uzak kalmadığını ve tartışmaların içinde yer almayı asil bir sorumluluk olarak gördüğünü de aktaran Şık, şunları dile getirdi:     

"Toplumsal sorunlar karşısında kurumlar sessiz kalabilir ama bir bilim insanı sessiz kalmamalıdır. Bakanlık çalışmasının içerdiği bilgiler sadece sorun tespiti yapmıyor. Yaygın kimyasal kirlilik sorununu nasıl çözeceğimizi de söylüyor. Sağlık Bakanlığının saha çalışmaları biteli 4 yıl, ben Cumhuriyet gazetesinde çalışmadan elde edilen kısmi bulguları kamuoyuna duyuralı bir buçuk yıl oldu. Bakanlıktan, elde edilen sonuçların açıklanması için çok sayıda talepte bulunuldu. Bakanlık buna sessiz kaldı ve sessiz kalması işlediği suçu büyütüyor. İlgili kamu kurumlarının gereken önlemleri alma yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek, açıkça ve bilinçli bir şekilde insanları tehlikeye atma suçunu işlemek olarak görülmelidir. Ben bu suçu işlemedim, beraatimi talep ediyorum."  

Daha önce neler yaşanmıştı?

Bugün hâkim karşısına çıkan akademisyen Bülent Şık'a duruşma öncesi, uluslararası insan hakları örgütleri, bilimsel ve mesleki örgütlerden destek geldi. 

 Zararlı pestistlere karşı güvenli ve sürdürülebilir alternatifler yaratma amaçlı bir kuruluş olan İngiltere Pestisit Eylem Ağı (Pesticide Action Network UK) ve risk altındaki insan hakları savunucularını korumaya yönelik Avrupa merkezli bir vakıf olan Front Line Defenders Bülent Şık’ın yargılanmasıyla ilgili ciddi endişelerini ortaya koyarak, Şık'ın derhal beraat etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Şık’ın saygın bir bilim insanı, bir kamu entelektüeli ve bir insan hakları savunucusu olarak tarif edildiği açıklamada, yazılarının halk sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve çocuk sağlığı konularında olağanüstü bir farkındalık yarattığının da altı çizildi.

"Mahkum edilirse 'düşünce mahkumu' ilan edilecek"

Uluslararası Af Örgütü tarafından yayınlanan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

"Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer yetkililer bulguların ortaya çıkmasını önlemek ve Dr. Şık’ı yargılamak yerine, söz konusu çevre kirliliğini ortadan kaldırmak ve halk sağlığını korumak için derhal gerekli tedbirleri almalıdır. Dr. Şık, yetkililer gerekeni yapmadığı için bulguları yayınladı. Şık’ın araştırma sonuçlarını kamuoyuna açıklaması, bilgi edinme ve yayma özgürlüğü hakkını da içeren ifade özgürlüğü hakkı kapsamında koruma altındadır. Uluslararası Af Örgütü suçlu bulunup mahkum edildiği takdirde Dr. Şık’ı düşünce mahkumu ilan edecektir."

Bakanlığa mektup gönderildi

35 ülkeden 180 kadar doktor ve bilim insanından oluşan, hastalıkların çevresel ve mesleki nedenleri üzerine bilgileri yaymayı ve kamu sağlığını korumayı hedefleyen Colleggium Ramazzini Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı’na bir mektup yollayarak Bülent Şık’ın bir an önce beraat etmesi dileğinde bulundu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:

“Mesleki görüşümüze göre Dr. Şık mesleğinin sınırları dahilinde etik bir şekilde davranmış, Sağlık Bakanlığı tarafından üç yıl önce duyurulmuş olması gereken bilimsel verileri kamuoyuyla paylaşarak insanlığa karşı ödevini iyi niyetle yerine getirmeye çalışmıştır.”

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İlgili Bilim İnsanları Komitesi (Committee of Concerned Scientists) de Bülent Şık’ın davasına geniş yer verdi. Doktorlar, mühendisler ve akademisyenlerden oluşan komite, dünyanın dört bir yanındaki meslektaşlarının insan hakları ve bilimsel özgürlüklerini korumak için kurulmuş bir örgüt.

Yorumlar (0)